Seyahatlerden evimize gelenler

Deneyim, deneyim deneyim! Seyahatler yaşam amacım olmasa da yaşam enerjim olacak kadar önemli. Gittiğim gördüğüm yerler, kültürler, anlar, aklımda kalanlar en önemli yatırımım. Tolgay ve ben evlendiğimizden bu yana vizesiz ülkeler ile aşk yaşıyoruz 🙂 Komşularımız ve Asya bizi sağ olsunlar bu günlere kadar idare ettiler. Vize işlemleri ile uğraşmak, Euro’nun yüksek oluşu, vizeye verilecek para ile uçak bileti alabilmemiz derken Asya sevdalısı olduk ki zaten çok da severim.

Gelelim konumuza, seyahatler iyi hoş da her dönüşte çarşıdan alıyoruz bir tane eve geliyoruz bin tane hesabı bizimle eve taşınan eşyalar artmaya başladı. Taşımada uğraştım, o kadar da aldım getirdim derken atmakta da vicdan yapar oldum. 🙁 Ne olacak bu minik biblolar, etnik güzel diye evimin tarzına asla uymayan şeyler.

Yurt dışı gezilerinde nasıl minimalist oluruz?

*Dünyanın çeşitli yerlerinden alınan belli bir eşya için koleksiyon yapmayın. Ben bir dönem gittiğim yerlerden porsellen tabak alıyordum ki tekir bekir tabakcıklar amaçsızca birikti ve tabii sıkıldığım için artık almıyorum, alınanları da atamıyorum. İstifçiler gibi oldum, ilerde bir cafe açarsam duvarına asarmışım 🙂 Ne plan ama!

*Her yerde şubesi olan cafelerin ürünlerini biriktirmeyin. Mesela Starbucks kupaları. Her ülke için ayrı desenlerde termos ve kupa üretiyor. Aman aman uzak durun! Zira sonu yok.

*Magnet koleksiyonunu bir daha düşünün. Magnet konusunda biraz hassasım, kendim de hediye olarak alıyorum ama  bu magnet olayına bir son vermek istiyorum. Evet gittiğim yerlerden temsili bir tane alıyorum ama başkasından gitmediğim yerlerden gelen magnetleri dolabımda görmek bana o kadar da anlamlı gelmiyor, anısı yok zaten o ülkeyi de bilmem o yüzden havada kalıyor. Buzdolabının sade halini merak ediyorum 🙂 Azimliyim o da olacak!

*Seyahatin büyüsüne kapılıp ev için alışveriş yapmayın. Bir yerden sonra aldığınız her şeyin altında Made in PRC yazınca anlamı kalmıyor 🙂 Bazen almış olmak, o anı hatırlamak için satın alıyordum. Halbuki kapat gözünü 3 saniyeliğine çek fotoğrafını at aklının bir köşesine ya da fotoğraf makineni kullan. Ev için olan eşyalar en tehlikelisi atsan atılmz, satsan satılmaz ee koyduğun yerde de düzgün durmaz. Kozmetik veya kıyafet olsa bir yerden sonra duygusallığı bitebilir ya da yıpranabilir, bitebilir. Peki sorarım size bir biblonun ömrü kaç yıldır?

*Anahtarlık, takı, toka gibi küçük parçalara dikkat edin. Siz farkında bile olmadan Eurolar cebinizden çıkıvermiş bunlar çantanıza yürüyüvermiş olurlar. Artık her şey her yerde var, bir daha bulunmaz ya da biricik değil. Dünyanı bir ucundan bile internet siparişi ile elinize ulaşıyor o yüzden korkmayın, ihtiyacınız yoksa boşverin.

*Türkiye’ de olmayan bir marka ile karşılaştığınızda gerçekten ama gerçekten ihtiyacınız olan ve planladığınız ürünlere bakın. 

Tüketmek için gezmediğiniz, güzel anılar biriktirdiğiniz, bol gülüşlü seyahatler dilerim.

2 Yorum

  1. Bu da kesinlikle hassas bir konu. Seyahat hatırası olarak alınan şeylerin bir nevi anı değeri de oluyor ve bu da o objeden ayrılmayı zorlaştırabiliyor. O yüzden en iyisi, en baştan buna bir kural ve sınırlamalar getirmek. Gerçekten özgün, etkileyici, bir değer ve anlam taşıyan bir hatıra olmadıkça onu alıp eve getirmemek lazım. Anahtarlık örneğinizden gidelim; mesela NASA sergisine gidip, oradan anahtarlık almıştım. Yıllardır işlevsiz olarak çekmece duruyor. Çünkü cebimde yer kapladığı için anahtarlık kullanmıyorum yıllardır. İşte bu tarz detaylara önceden dikkat etmek gerekiyor.

    1. Hepimizin benzer örnekleri var Ümit bey. Bu konuda farkındalık kazanmak gerçekten çok değerli.

Sizde Fikrinizi Yazın

Sayfa başına dön