Eskitmek lükstür

Kalemini bitirenlere, evindeki mumunu sonuna kadar yakanlara hep özenmişimdir. Benim genelde kıyamadığım için kullanmadığım kalemler veya yakmadığım mumlar vardır. Anı anda yaşamazsak, o zaman tadına varmazsak ne anlamı var ki? Evet bunu yeni yeni düşünmeye başladım. Yoksa öncesinde tam bir istifçi edasıyla eşyalarıma sadece bakıp, kullanmayıp onlardan zevk alırdım. Kalemlerimin uçlarını açmazdım ya da renk renk peçete alırdım ama kıyıp da kullanmazdım. Nereye veya kime saklıyordum acaba? Ona sahip olmak bir süreliğine bana haz veriyordu, sonra çekmecede unutup gidiyordum. Dört yıldır açmadığım peçetelerim var. O kadar zaman sakladıktan sonra da yasaklı bir eşya gibi elimi sürmüyorum.

Minimalizmi eşyayı kullanmaya odaklandığı için çok anlamlı buluyorum. Ben değerliyim ya da o anlar, yanımda olanlar değerli. Eşyalar, zaman veya insanlar kadar değerli değil.

Sadece ev için değil kıyafet için de aynı durum geçerli. Özel gün için ayırdığımız kıymetlilerimizi çıkaralım, her günümüz özel. Şimdi çok sevdiğim eşortmanımın kullanılmaktan deforme olduğunu gördüm ve gülümsedim. Aferin büyük başarı! Doğru yoldayım 🙂 Bir de annem ben bebekken çoraplarımın uçlarından büyüyüp büyümediğimi kontrol edermiş, delinen çorapları ayırmak da en büyük keyfiymiş, canım annem;)

Şimdi kahve bardağının altına koy o değerli peçeteni, yak en fiyakalı mumunu al eline kağıdı ve kıymetli kalemini istersen sayfalarca adını yaz ama kullan, kullan ki eşyaya değeri kadar değer ver. Farklı anlamlar yükleme.

Sizde Fikrinizi Yazın

Sayfa başına dön