Deneyimlerinizi; satın aldığınız ya da alacağınız eşyalara yansıtın

Deneyimlerinizi; satın aldığınız ya da alacağınız eşyalara yansıtın; onlar da deneyiminizin parçası olsun!

Mutlu bir anda evdeki bütün çerçevelere göz gezdirmek ya da evde kahkaha attığınızda çok sevdiğiniz pufa bir bakış atmak eşyalara duygularınızı yansıtmanızı sağlıyor. Bu duygular da daha sonra o eşyaya her bakışınızda su yüzüne çıkıyor. Hygge kitabının bir bölümünde bu konudan bahsediyor ve hemen aklıma yıllar önce duyduğum bu bilgi geldi.

Satın almaya niyetlendiğiniz bir ürün var ise (tabii istek mi ihtiyaç mı sorgusunu yaptınız;) hatırlatmıyorum bile) paranızı hazır edin ve kenara ayırın o eşyayı her kullandığınızda hatırlayacağınız bir deneyim bekleyin. Meik Wiking abimiz nasıl yapmış? Çok beğendiği bir sandalye için para biriktirmiş almak için de kitabının yayımlanmasını beklemiş ve bu sayede de o sandalye hayatının başarılı bir olayını simgeleyen obje haline gelmiş. Baktığınızda başarısını kutlamak için kendini ödüllendirmiş gibi gözüküyor ama böyle bir anlam yüklediğinde hem o eşyaya sahip olmak için birikim yapılması kıymet katıyor hem de hikayesi oluyor.

Deneyimlerin eşyalara da yansıması gerçekten kıymetli ama tabii dikkat edip kendimizle de çelişmemiz gerekiyor. Gerçekten bize keyif veren eşyalar olmalı, bu evdeki çorba kepçem de olabilir yün bir kazağım da seçim size kalmış. Sevmediğimiz ama çok para verdiğimiz için atmaya kıyamadığımız eşyalara biraz duygu yükleyeyim belki severim numarasını yapmıyoruz😊 Belli ki yazar bunu kafasından geçirmiş ama yooo yoo yapmadım sadece acaba diye kısa bir süre düşündüm.

Marieciğimin de dediği gibi eline aldığında sende heyecan uyandırmayan bir eşya zaten hiç senin olmamıştır, bırakın birbirini bulup mutlu olacakları sahibine kavuşsun.

Sizde Fikrinizi Yazın

Sayfa başına dön