Banyoda minimalizm

Benim için minimalizmbaşlangıcın en kolay ve ideal yeri “banyo” oldu. Ne hikmetse bir tek banyomuz pembelikten, tontişlikten nasibini almamış. Hay Allah nasıl olmuş derken buldum! Tuvalet, duş ve lavabo üçgeninin dar alanda hızlı paslaşmalarının görünen etkisiymiş.

Banyomda aslında gerçek anlamda uzun süredir sadelik hakim. Mesela duşakabinin içinde duş esnasında elime bir kere bile almadığım hiçbir ürün bulunmuyor. Peki önceden nasıldı? M.Ö. (minimalizmden önce) denemeler yanılmalar dönemiydi ve en az 3 çeşit duş jeli, 3 adet şampuan, yüz yıkama jelinin yanında sabunu, her zaman fazladan duş lifi, saç kremi (artık saçım kısa olduğundan ihtiyaç duymuyorum) anlayacağınız alınan her ürün daha öteki bitmeden açılır ve sıraya girerdi. Bu durum zamanla oturdu. Alternatifli 2 şampuan markam var. Biri olmazsa diğeri olur ama başka sularda yüzmemeyi öğrendim😊 Duş jelleri konusunda Tolgay benden daha hassas o işi de ona havale ediyorum. Cilt bakım ürünleri için hala bir kaos içindeyim ama tarihi geçmeden alınanları da duş sonunda cömertce kullanıyorum. Madem aldık cildime bir yan etkisi olmadığı sürece bitene kadar kullanabilirim. Bir sonraki cilt bakım ürünü alışverişinde daha hassas davranıp iyi araştıracağım. Gerçi dolar kuru da malumunuz eldekiler ne kadar geç biterse o kadar karlı😂

Bebek işin içine girince her odada (banyo da dahil) birkaç yüz parça eşyaları kuruluveriyor baş köşeye. Mesela geçen haftalarda banyo demirbaş listesinde olan küvetlerini attım. İyi takip edip artık kullanılmayanları elden çıkarmak gerekir ki o da ayrı bir mesai.

Banyoda stok ürünlerine yaşam alanı bulmakta zorlanıyorum. Kentsel dönüşümlü gibi kiralık yaşıyorlar. Neden bahsediyorum? Tuvalet kağıtları, havlu kağıtlar. (Havlu kağıt kullanımını azalttım ama iki bebeyle hala el ayak görevi görüyor. Bir süre daha üzülerek kullanacağım.) En son yatak odasının atıl bir rafına poşetiyle beraber yerleştirdim. Tuvalete uzaklık ve bitince tek yerini bilen olarak stok kontrolü yapmak biraz canımı sıkıyor. Taşınmaları yakındır.😊

Hadi yaklaşın! Geleneksel Türk banyolarında olmazsa olmazlara bir bakalım;

  • Lütfen o nikahta aldığınız gelin-damatlı lavantaları ya da küçük kafesleri çıkarın banyodan.
  • Kullanılmamak için alınan süs sabunları da toza şişirdiğiniz yetti, azad edin gitsin, rendelensinler ve işinize yarasınlar.
  • Misafir için ayırıp da misafir geldiğinde “aman tozlanmıştır onlar” diye iç geçirip misafirden önce depar atıp temiz havlu vereyim polemiğinden de kaçının. Ya kaldırın o minnak havluları ya da gerçekten takibini yapın😊

Bunların hepsinin banyomda olduğunu ve arındırdığımı söylememe gerek yok sanırım😂 Evet sanırım aklıma gelenler bu kadar. Sizin de varsa “neden burada bilemiyorum ama sahibi yoksa banyonundur” dedikleriniz yoruma bekliyorum.

Sizde Fikrinizi Yazın

Sayfa başına dön