Youtube kanalıma abone olmak ve podcast yayınlarımı dinlemek için tıklayın.

Az-öz almak, çula çaputa çok para vermemek

Tavuk mu yumurtadan? yumurta mı tavuktan? denkleminden bir fark göremiyorum. Az alalım ama öz alalım, canım peki o öz nasıl bir öz olsun 😊 Elbette herkesin maddi durumu kendine göre ama durumumuz var diye de durumu abartmayalım değil mi?

Benim alınacak ürünler için bir alt limitim olmasa da üst limitim vardır. Örneğin; ayakkabıya bugünün şartı ile 700 liradan fazlasını vermem ya da çantaya 900 liradan fazlasını vermem. Üst limitlerimi bilirim, düşünüyorum da alt limitimin de olması gerekir. Öz alabilmek için kalite gözetmeliyim. Kaliteli olması için de bazı şartları sağlaması gerekir, bunun için de kriterlerim net olmalı. Ucuz mal kalitesizdir diyemem ama NŞA’da öyle değerlendirebiliriz. Belki bu durum için kalitesine inanmadığım mağazalara hiç girmeyebilirim ya da o ürün rafında hiç vakit harcamayabilirim. Zaten temel olarak kullanılan malzemelere bakıp bir kazak için pamuk, yün, kaşmir tercih ederseniz üst limitten aşağı inemiyorsunuz 😂

Az alalım ve öz alalım. Modadan da uzak duralım. Motto bu olabilir ama koca sezonu modası değil diye sade ve klasik bir parçayı arayarak geçirebilirsiniz. Moda olan eşyaları almayalım mı? Temelde şu soruları soruyorum kendime; seneye veya sonraki sene de giyecek miyim? Zamansız diyebilir miyim? İçinde mutlu hissediyor muyum?

Daha önceden nereye gideceğimin önemi yok, gardrobun başında tişört seçerken kast sistemi gibi dizilirlerdi; iyisi, kötüsü, az iyisi, insanı içinde rahatsız hissettireni vs. Şimdi inanın totalde 7-8 aktif yol arkadaşım var, hepsi de sosyalist düzenin birer parçası ve nerede, ne şekilde, neyin üzerine giyilse gidiyor. Bana da eşit yakınlıktalar inanın evlatlarım gibi birini diğerinden ayırmıyorum 😉

Yazımı sonlandırırken değinmeden geçemeyeceğim az çoktur ya, bunun için kapsül gardırobun demo şeklinde birkaç kez tadına baktım. Pek tatlı, pek rahat belki de önümüzdeki kış sezonuna çılgın bir kapsülle girebilirim. Sonbahara güvenemiyorum artık, çoğu yaz malumunuz ara ara da eserekli oluyor, hayırlısı diyelim. Motivasyonumu kışa saklayacağım.

Dilerim ki; her eşyaya gerektiği kadar değer biçer, ederi kadar öderiz.

2 Yorum

  1. Merhabalar,

    Sadelik üzerine kaleme aldığınız yazınız için çok teşekkür ederim. Yaklaşık 2 buçuk senedir ben de sade yaşam, minimalizm ve atıklarımızı azaltma konusunda araştırmalar yapıyorum ve bu konuda yapılan çalışmaları hem bütçemiz hem de doğamız için oldukça faydalı buluyorum. Günümüzde hızlı tüketim arttı ancak bu durum insanların fazla eşya ve fazla kıyafet içinde boğulmasına yol açtı. Yapılan alışverişler kısa süreli mutluluk sağlasa da esas mutluluğun insanın içinde olduğuna inanıyorum ve insan yalnızca tüketerek mutlu olamaz. Gerçek mutluluğu ancak üreterek, yeni şeyler keşfederek, kendimize yatırım yaparak yakalayabiliriz. Bu açıdan ben de ‘’Az, çoktur’’ ilkesini benimseyenlerdenim ve sadeliğin hem iç huzuru hem de verimli bir yaşamı sağladığına inanıyorum. İzninizle ben de bu konu üzerine yazdığım bir yazımı sizinle paylaşmayı çok isterim: https://www.tarz2.com/fazlaliklar-sizi-tuketmesin

    Keyifli okumalar diliyorum,
    sağlıcakla kalın.
    http://www.ebrubektasoglu.com

  2. Merhabalar,

    Minimalist yaşam son yıllarda popülerleşmeye başlayan bir akım olsa da aslında azın çoktan fazla olduğu fikrine pek çoğumuz yabancı değiliz. Ancak minimalizm popülerleştiği andan beri minimalist yaşama geçiş yapan insanlar minimalizmin faydasını gördükçe bu yaşam biçimini benimsemeye başladılar. Çünkü insan azaldıkça çoğalıyor, paylaştıkça yaşam değer kazanıyor. Minimalist yaşamla beraber hem daha sade hem de tasarruflu bir yaşamımız oldu. Aynı zamanda bu çevremiz için de faydalı bir yaşam şekli. İzninizle ben de minimalist yaşamın faydalarını anlattığım yazımı okumanız için sizinle paylaşmak istiyorum: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/minimalist-yasam-size-ne-kazandirir/

    Sadelikle ve sağlıkla kalın.

Sizde Fikrinizi Yazın

Sayfa başına dön