Annemin yaptığı en güzel şey ben değilmişim ;)

Bu kadın bir harika dostum; kekleri kabartıyor, sevmeyi abartıyor, bozulanı eviriyor çeviriyor yine kullanıyor ama mahiret elde değil gözde. O bir bakıyor ki, benim “yoook canım olmaz” dediğimi olduruyor cancağazım. Zaten tariflerinin de göz kararı olduğundan hiç bir zaman öğrenemeyeceğim gerçeğini söylememe gerek yok;)

Hayattan çok şey öğrendi, bana da çok şey öğretti. Çalışmasına rağmen maaşını babamdan alan (öğretmen emeklisidir kendisi ama babam rahatsızlanana kadar maaş kartı hep babamdaydı o ne kazandığını bilmeden özgürce harcar parası da bitmezdi) faturaların nereye ödendiğini bilmeyen, pazar için ihtiyaç listesinden fazlasını yapmayan pek samimi ama o zamanlar beceriksiz diyebileceğiniz annem.

Onlar hayatı bu şekilde bölüşüyorlardı ve ortaya çıkandan da gayet memnunlardı. Peki sonra ne mi oldu? 2012 yılının Temmuz ayında hepimizin yanında olduğu bir gün babamın beyninde pıhtı attı fakat o kadar iyi idare etti ki durumu (hayatı boyunca yaptığı gibi) zorlukları, acılarını bize yine göstermedi babam ve biz ancak kendisine gelen bir telefon konuşmasında durumu fark ettik. Babam konuşamıyordu. Nasıl olur? Felç dediğin ele ayağa vurur fark edersin. Bu da ne şimdi? Derken teşhis geldi nur topu gibi bir afazimiz olmuş. İşte hayat yavaş yavaş babamın omuzundaki yükleri anneme yüklemeye başlamıştı. Çok şükür ki canımız babamız bizimleydi, onun varlığı her şeyi adım adım öğretirdi bize. Nitekim öyle de oldu.

Annem başlarda sudan çıkmış, kılçıkları ayıklanmış balık gibiydi. Para çekmeye beni yanında götürüyor, tanıdık olmazsa hastane ve postanelerde işlerin hallolabileceğine ikna olmuyordu (küçük yerde yaşadıkları için bilmediği insanlarla yapamıyordu) bankaya gittiğimizde kadının evli olup olmadığını soracak kadar samimiyet kuruyor sonra işini yaptırmak istiyordu ve  bize ne kadar iyi davrandığını anlata anlata bitiremiyordu. Benim; “anneciğim onun işi o zaten neden fazlasına ihtiyacın var” soruma yanıt vermiyor da “bir daha hep o kıza gidelim bizim işimizi halletsin” diyordu. Birkaç yıl evin vergilerini, arabanın sigortasını unutmuş olabilir ama şimdi yaptığı her işi gururla anlatır, banka işlerimi de sorar oldu.

Öğretiliyordu, öğreniyordun. Şimdi benim gözümde eskisinden daha güçlü eskisinden daha dik ve eskisinden daha şefkatli bir anne var. Baba derseniz; bakınca gözümüzden sakındığımız, dedeliğin en yakıştığı, her konuda fikrine başvurduğumuz çınarımız var. Edi büdü modunda birbirlerinden razılar Allah da onlardan razı olsun.

İyi ki sizin gibi bir aileye layık görüldüm ve sizin aşkınızla büyüdüm…

2 Yorum

    1. Yasmincim, güzel yorumun, emek harcayıp geri bildirimde bulunduğun için çok teşekkür ederim. Benim için görüşlerin çok kıymetli.

Sizde Fikrinizi Yazın

Sayfa başına dön